Kurtuluş Savaşı'nın ardından büyük dedem Hüseyin Tünaydın, 1926'da Torbalı'da kahve çekirdeklerini zeytin odununda kavurup taş dibekte döverek satmaya başladı. Kahvesinin kokusu kısa sürede köyleri sardı ve herkes "Tahmisçi Hüseyin Efendi"nin kahvesini içmeden gününü tamamlamaz oldu.
Bu ustalık dolu mesleği dedem Ahmet Zeki Tünaydın devraldı. 1957'den itibaren aynı özenle sürdürdü; kahveyi bir içecekten çok bir kültür, bir sabır ve ustalık işi olarak gördü. Daha sonra babam Mustafa Aygün Tünaydın ve kardeşleri bu geleneği yaşattı.
Bugün ben, hem dedemden hem babamdan öğrendiğim bu ilkelerle, geçmişin emek dolu zanaatini yeni nesil kahve anlayışıyla birleştiriyorum. Her fincanda dört neslin emeği, dürüstlüğü ve tutkusu var.
Tahmisçi
COFFEE & ROASTERY